Bir devletin, temel bazı paradigmalar ve belirlenmiş hedeflere sahip olmaksızın bir dış politika yürütmesi düşünülemez. Bununla birlikte, uluslararası ortamda en “iddiasız” devletler bile ulusal çıkarlarına göre bir dış politika izlerler. Devletlerin ulusal çıkarları doğrultusunda yön verdikleri dış politikaları, genellikler uluslararası konjonktürün imkan verdiği ölçüde ve kendi ulusal güç kapasitelerine göre gerçekleşir. Bu bağlamda, bir devletin dış politikada sahip olduğu ilke ve amaçlar, zaman zaman gözden geçirilip rötuş görse de, esas karakterini sürekli olarak korur. Diğer bir deyişle, dış politikanın varlığını korurken; zaman içerisinde değişen koşullarla birlikte devletler gereken durumlarda stratejilerini, araçlarını ve taktiklerini değiştirebilirler.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurulduğu andan itibaren, kurucu lider M. Kemal Atatürk önderliğinde, dış politikası temel olarak iki paradigma üzerine kurulmuştur. Statükoculuk ve batıcılık. Bu iki paradigmanın uygulanması adına kullanılan parametre ise denge politikasıdır. Türk dış politikası temel olarak, bahsi geçen terimler etrafında şekillenmiştir.

Yazının devamı 3. Jöntürk Harekâtı Dergisi Nisan Mayıs Sayısında…