Barbaros Hayrettin Paşa’nın 1546 yılındaki ölümünden sonra Akdeniz donanması; Turgut Reis, Piyale Paşa, Uluç Ali Paşa komutasına geçti. 1551 yılında Osmanlı donanması Turgut Reis komutasında Sen Jan Şövalyelerinin elinde bulunan Trablusgarp üzerine sefere çıktı ve ele geçirildi. Turgut Reis, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Trablusgarp Beylerbeyi olarak görevlendirildi. 17 yüzyıldan itibaren Trablusgarp’da, İzmir ve çevresinden gönderilen yeniçerilerin etkinliği artmaya başladı. Yeniçeriler zamanla yerel halk ile evlenerek “Kuloğulları” adını aldılar. Yeniçeriler adındaki “Dayı” adı verilen nüfuz sahipleri zamanla yönetimi ele geçirdiler. 1711’de Dayı olarak seçilen Karamanlı Ahmet Bey yönetimi ele geçirdi.

2. Mahmut, bu yönetime son vererek 1835 yılından itibaren tekrar idareyi merkeze bağladı. 19.yy sonlarında, Trablusgarp vilayeti Trablusgarp, Fizan, Hums ve Cebel-i Garbi olmak üzere 4 sancağa ayrılır. Yerel halk Araplardan ve Berberilerden oluşur. Trablusgarp halkı Afrika coğrafyasında Osmanlı devletine en sadık millet olmuştur.

Senusiler

1837 yılında Mekke’de Ebu Kubeys Dağı’nda açtığı zaviyede faaliyetine başlayan Muhammed b. Ali es-Senusi, Fas’tan Yemen’e kadar geniş bir coğrafyada etkili olmuş, dört Sünni mezhep ile tarikat mensupları arasında orta bir yolda yürümeye, mezhep ve tarikatları birleştirmeye çalışmıştır. Muhammed Senusî, 1837 yılında Mekke civarında Ebu Kubays Dağında ilk Senusî zaviyesini kurdu. Muhammed Senusî, 1841 yılında müritlerinden çoğuyla birlikte Bingazi’ye giderek, 1843 yılında Berka bölgesinin yayla kısımlarında bulunan Cebel-i Ahdar’daki el-Beyda’da, Senusîliğin ilk ana zaviyesi olan El-Beyda Zaviyesi’ni, eski bir Yunan kenti olan Kirene yakınlarında kurdu. Burası kısa zaman içerisinde bir kasaba görünümü alınca Osmanlı memurlarının dikkatini çekti.
Bu nedenle de Muhammed Senusî burada kendini emniyet altında görmeyerek, Mısır hidivinin veya Türk Sultanın otoritesinin olmadığı, Cabub’da 1856 yılında ikinci zaviyesini kurdu. Kendisi de Cabub’a yerleşerek, Senusîliği buradan Afrika içlerine yaydı. Tarikat hızla genişledi ve Mısır, Trablus, Sudan, Tunus, Cezayir, Senegal ve Gambiya’da zaviyeler kuruldu. Tarikatın üye sayısı yaklaşık 5–6 milyona ulaştı. Tarikatın merkezi uzun bir süre, Cabub olarak kaldı. Burası çok büyük bir örgütün yönetim merkezi ve tarikat üyeleri için teolojik bir okuldu. Senusîlik, Libya’da başarılı olduğu gibi, Doğu Sahra’nın büyük bir kısmını ve güneydeki ülkeleri de etkisi altına aldı. Sahra’da Fransızlarla ve daha sonra da sömürgeci İtalyanlarla çatışan bu hareket, Birinci Dünya Savaşı’nda Türkleri destekledi ve İngilizlerin Arap yarımadasındaki ilerlemelerine en büyük engellerden biri olarak, Arap Müslümanlarını uyanık olmaya, İngilizlere karşı koymaya davet etti.

Yazının devamı 3. Jöntürk Harekâtı Dergisi Şubat – Mart Sayısında…