Sevgili Okuyucumuz,

3. Jöntürk Harekâtı isimli dergimizi, “birlik, beraberlik” manası taşıyan ve daha kapsayıcı olan “İttihat Dergisi” ismi ile değiştirdik. Siz değerli okuyucularımızdan gelen tavsiyeler, bu konuda bize ufuklar açtı.

Dergimizin ana konseptinde genel anlamda bir değişikliğe gitmeyi düşünmüyoruz. Her sayıda iade-i itibarı hak eden, ismi tozlu tarih raflarına hapsolmaya yüz tutmuş bir kahramanı, kapak konusu yaparak iki ayda bir basılı olarak yayın yapmaya devam edeceğiz.
Bu sayımızda “Batılılaşma Üzerine” namlı makalemizi baş yazı olarak ele aldık. Kapak konumuz olan Halil Paşa’yı üç makale ile siz kıymetli okurlarımıza anlatacağız. Bunlar dışında yine iade-i itibarı hakeden Tahsin Uzer hakkında esaslı bir çalışmamız mevcut. Libya-Türkiye ilişkileri ile alakalı çok değerli bilgilerin yer aldığı bir makalemizin yanı sıra, mezhepçilik faktörünün Türk Dünyası üzerinde olan etkisine de bu sayımızda yer verdik. Ayrıca her sayıda bir uluslararası ilişkiler bölümümüzde şu günler ismini sıkça duyduğumuz ancak içini doldurabilecek tarzda makalelerin az olduğu “Avrasyacılık” üzerine bir yazı kaleme aldık. Bekirağa Bölüğü hakkında, yazı hacmine kıyasla çok değerli bilgilerin yer aldığı bir makaleyi siz değerli okurlarımıza sunuyoruz. İki adet öykü ve her sayı bir kitap geleneğimizi de sürdürüyoruz.

Matbaaların döviz kuruna bağlı hizmet verdiği, insanların okumak yerine kulaktan duyma efsanelere daha fazla ilgi gösterdiği bu dönemde, dergiciliğin ne kadar zorlu bir iş olduğunun bilinciyle bu işe giriştik. Bu zorlukları bilmemiz ve daha evvelinde tecrübe etmiş olmamız bu konularda her sıkıntıya göğüs gerip hak bildiğimiz yolda yürümemize engel olmamıştır. Bugün bizi en fazla heyecanlandıran ise dergicilik konusunda her geçen gün yeni teşebbüslerin olduğunu görmek.
Ne diyordu Cemil Meriç,
“Dergiler, İkinci Meşrutiyet’te bir hitâbet kürsüsüydü, hitâbet kürsüsü veya bayrak. Altın çağları yeni harflerin kabulü ile sona erdi. Eski okuyucularını kaybettiler, yeni okuyucu nesilleri yetişinceye kadar devletten yardım beklemek zorunda kaldılar.”

Bugüne ise devlet yardımından ziyade okur yardımıyla devam ettirilebilen dergilerin var olduğunu görmek ise buruk da olsa sevinç haznemize bir puan olarak yazılıveriyor.

Dergileri yaşatan tüm dergiseverlerimize, okurlarımıza kalben teşekkür ediyor, iyi okumalar diliyorum.

Enes ŞENGÖNÜL