Süleyman Askeri Bey'in Son Savaşı - Tuğrul Salman

Batının elindeki bütün imkânları kullanarak Osmanlı’ya hücum ettiği Birinci Dünya Savaşı’nda dünya, Türklerin artık tüm hayatî kuvvetlerini yitirdiğini düşünüyordu. Savaşın en çetin geçtiği cephelerde cihanşümul bir mücadele veren ordu ve komutanlar “Türklerin çöküş noktasında olduğuna inanıyoruz” denildiği anda Anadolu’da öyle bir direnişe imza atmışlardı ki savaştan önce taksim edilen yerlerden payını almayı bekleyen işgal kuvvetlerine, Türklerin hiçbir şartta mağlup edilemeyeceğini göstermişlerdi. 4 sene boyunca 9 cephede mücadele veren Türk ordusu, savaşın sonunda yenilmiş fakat mağlup edilememişti. İşte o 9 cepheden biri olan Irak Cephesi’nin komutanı Süleyman Askeri Bey de son savaşında yenilmiş fakat mağlup edilmemişti.

1884 yılında Kosova’nın Prizren şehrinde doğan Süleyman Askeri Bey, Harbiye Mektebi’ni bitirdikten sonra kurmay sınıfına seçilmiş ve orduda birçok mevkide görev yapmış başarılı bir subaydır. İkinci Balkan Savaşı’ndan sonra kurulan Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’nin geçici hükümetinde genelkurmay başkanlığı görevinde bulunmuştur. Aynı zamanda İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin mensubu olan Süleyman Askeri Bey cemiyetin de saygın ve etkin bir şahsiyetidir. Hamza Osman Erkan “Bir Avuç Kahraman” adlı eserinde onu “eski ve çok ateşli bir inkılâpçı, cemiyetin fedakâr şahsiyetlerinden” biri olarak anlatmaktadır.1 Teşkilat-ı Mahsusa isimli önemli bir çalışmanın müellifi olan Philip Stoddart’ta ondan bahsederken; “Şüphesiz cesur, gözü kara ve kesinlikle bir vatanseverdi.” demiştir.2 Cemal Paşa da hatıralarında ondan “biraz aceleci ve biraz da nikbin olmasına rağmen pek mükemmel ve müteşebbis bir idare adamı olarak ve yüksek zekâsı, son derece cesaret ve fedakârlığıyla muhitine itimat ve emniyet veren mümtaz bir şahsiyet” olarak bahsetmiştir.3 Süleyman Askeri Bey’den, Enver Paşa’nın yakın dostu ve en hararetli taraftarı, cemiyetin de nüfuzlu erkânından biri olarak bahseden Ziya Şakir de “Paşalar” 4 adlı eserinde Enver Paşa’yı Harbiye Nazırlığı’na ikna ettiğini yazmıştır. Görüldüğü gibi cemiyet ve ordu içerisinde saygın, güvenilir ve cesur kimliğiyle tanınmış olan, daha önce Trablusgarp ve Trakya gibi birçok yerde başarıyla görev yapan Teşkilat-ı Mahsusa’ nın ilk başkanı Süleyman Askeri Bey’in, Birinci Dünya Savaşı’ndaki görev yeri son savaşını vereceği Irak Cephesi olacaktı.

Yazının devamı İttihat Dergisi Eylül – Ekim Sayısında…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir