Kafkas İslam Ordusu

“Devletler milliyet esasına göre teşekkül eder” derken İbn-i Haldun, 1789 Fransız İhtilalinin milliyetler fayında meydana getireceği kırılmalar zincirini yaklaşık dört asır öncesinde haber vermekteydi. 1908 – 1918 tarihleri arasında Osmanlı Devleti’nin ve Türklüğün mukadderatını elinde bulunduran İttihat ve Terakki Cemiyetinin, İbn-i Haldun’un bakışı ile örtüşen bir tespiti vardı, “tarihin bizi Türk olmayan coğrafyalardan çekilmek zorunda bırakacağı tespiti”.

Kafkas İslam Ordusunun kurulma fikri Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşından çekildiği 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasının içinde yer aldığı yılın başlarında ortaya çıktı. Almanların ABD ile görüşmelere başlamasından sonra Enver Paşa savaşın Almanlar tarafından kaybedileceğini ve buna bağlı olarak İtilaf Devletlerinin Anadolu’daki işgaller karşısında mücadeleyi daha geniş alanlara yayma ve sırtını Turan coğrafyasına yaslayarak devam ettirme gayesiyle Kafkas İslam Ordusunun kurulmasına karar verildi.

Ekim Devrimi ile çarlık rejiminin yıkılması ve Bolşeviklerin iktidarı devralması İttihat ve Terakki Cemiyeti açısından tarihi bir fırsatı ortaya çıkardı. Ekim Devriminden hemen sonra Rus Ordusunun savaşamayacak duruma gelmesi Sarıkamış Harekatında buz tutmuş hayallerin yeniden yeşermesi demekti. Alman Genelkurmay Başkan Yardımcısı General Ludendorf anılarında “Türklerin Kafkaslarda ortaya çıkan askeri ve siyasi boşluğu doldurma fırsatına, tüm tutkulu Pan-Turancı yayılma planlarını gerçekleştirmek için böyle takdir edilmiş an olarak nasıl sarıldıklarını” anlatmaktadır.

Yazının devamı 3. Jöntürk Harekâtı Dergisi Nisan – Mayıs Sayısında…