Rumeli şüphesiz ki Osmanlı Devleti’ne ruhunu veren ve onu büyük devlet kılan, Türklüğün bir dönem dağına taşına kadar sindiği öz yurtlarımızdan biridir. İttihat ve Terakki hareketi ise Türklüğün ve Müslümanlığın anne karnını teşkil eden Rumeli coğrafyasında doğmuş bir harekettir. İttihat ve Terakki’nin en önemli simaları diyebileceğimiz Enver, Talat, Cemal, Dr. Nazım, Bahaeddin Şakir, İsmail Canbulat, Ömer Naci v.b. simalar hep Rumeli kökenlidir. İşte Tahsin Uzer de İttihat ve Terakki’ye rengini veren Rumeli’den yetişen dikkat çekici bir simadır. Eğer İttihatçılar bürokrat, asker ve entelektüel diye üç sınıfa ayrılabilirse; Tahsin Uzer bürokrat İttihatçıların önde gelen isimlerinden olacaktır.

Tahsin Uzer 1877’de Rumeli Türklüğü’nün kalbi olan Selanik’te doğmuştur. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde (BOA) yer alan “sicil’l-i ahval varakası”na göre ashab-ı alakadan Arnavut Hacı İbrahim Ağa’nın oğludur. Tahsin Bey, babasının memleketini Prizren olarak belirtir. Babası Hacı İbrahim Ağa, Prizren’in Radomir Nahiyesine bağlı Serin köyündegeniş arazileri ve çiftlikleri olan Yahya Kethüda’nın oğludur. Yahya Kethüda’nın babası da, Tahsin Bey’in babasıyla aynı ismi taşıyan İbrahim Kethüda’dır. Tahsin Bey’in annesi ise Selanik Kale Kumandanlığı yapmış olan Mahmut Bey’in kerimesi Hatice hanımdır. Tahsin Bey  yaşında babasını kaybetmiş ve yetim kalmıştır.

Tahsin Bey ilk eğitimini, babasının vefatını müteakip, amcası Hacı Osman Efendi’nin başında bulunduğu mektepte almıştır. Amcası da vefat edince Hamidiye İptidai Mektebi’ne devam etmiş ve burayı da birincilikle bitirmiştir. Sonrasında askeri rüştiyeye (ortaokula) devam eden Tahsin Bey, matematik hocasıyla yaşadığı bir anlaşmazlık sonucu bu okuldan ayrılmıştır. Askeri okuldan ayrılan Tahsin Bey, Mülkiye Rüştiyesi’ne geçerek eğitimine burada devam etmiştir. Tahsin Bey daha sonra İstanbul’daki Mülkiye İdadisi’ne başlamıştır. Tahsin Bey Mülkiye İdadisi’nde okuduğu sırada, o dönemde Askeri Tıbbiye’de okuyan Selanikli Uzun Emin Bey vasıtasıyla İttihat ve Terakki’ye giden yolu açacak olan İttihad-ı Osmani Cemiyeti’ne tahlif etmiş ve 129 numara ile cemiyete kaydolmuştur. Tahsin Bey’in Mülkiye İdadisi’nden mezun olduğu 1897 tarihi Osmanlı muhalifleri için önemli bir dönüm noktası da olmuştur. Bu sene içinde 300’ü aşkın muhalif Sultan II. Abdülhamit yönetimince tutuklanarak Afrika’daki Osmanlı topraklarına sürülmüştür. Tahsin Bey Mülkiye’nin İdadi kısmını 1897 yılında“karib-i ala” derecesinden aldığı şehadetname (diploma) ile bitirmiştir.

Yazının devamı İttihat Dergisi Haziran – Temmuz Sayısında…