Beni oraya en yakın arkadaşım götürdü. İlk önce kara bir gözlük tutuşturdu elime, çerçevesinin yanları ve alt kısmı bez parçalarıyla kapatılmış kapkara bir gözlüktü bu. Heyecan verici bir başlangıçtı. Gizem yüklü olan her şeyin o  tarifi imkansız hazzı ve çekiciliği karşısında ufalanıp gidiyorsunuz. En yakın arkadaşım koluma girerek beni bir kapıdan soktu. Çerçevenin sadece üst kısmı açık olduğu için körleşmiştim. Görüş mesafesi hiç yoktu. Kapıdan girrken parolayı sorduklarında en yakın arkadaşım tok bir sesle “Hilal” dedi. Sonrasında ise loş bir odaya sürüklenerek yapayalnız bırakıldım. Kara gözlüğün üst kısmındaki muğlak açıklık sayesinde loşluğu algılayabiliyordum. Odadaki yalnızlığım fazla uzun sürmedi, bir adam geldi, kara gözlüğü çekti aldı ve sordu:

“Cemiyetimize girmek hususunda hâlâ kararlı mısınız?”

Yüzü siyah maskeli bir kimseydi.

Yazının devamı 3. Jöntürk Harekâtı Dergisi Nisan Mayıs Sayısında…

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.