Dinim, vicdanım, namusum üzerine yemin ederim ki,
Esası maksadı İslamiyetin realisine ve Osmanlıların ittihat ve terakkisine çalışmaktan ibaret olan bu cemiyetin, dahil olduğum şu geceden itibaren her türlü usul ve kavaidine tatbiki hareketle beraber hiçbir sırrını hariçten hiç kimseye, hatta efrad-ı cemiyetten mezun olduklarımdan gayrısına katiyyen faş etmeyeceğim.

Yemin ederim ki,
Millete hukuku hürriyetini bahşeden Kanun-i Esasi’nin tamamiyle tatbik ve devam-ı meriyetini gaye-i maksad bile cemiyetin kararlarını ve uhdeme tahmil ve tevdi edilecek olan vezaifi tamamen ifada tereddüt eylemeyeceğim. Hükumeti hazıranın pençe-i zulmüne düşerek taht-ı tevkife alındığım halde dahi gene namusum üzerine yemin ederim ki,
Etlerimi kemiklerimden ayıracak bir işkenceye çarpılacak olsam bile cemiyetin esrarını ve efradından hiç birisinin ismini haber vermeyeceğim. Cemiyet efradından biri düçar-ı felaket olduğu taktirde kendisine ve ailesine vüs’üm yettiği kadar nakden muavenette kusur etmeyeceğim. Şayet bunca taahhüdatı namuskaraneye rağmen hiyanet edecek olursam alçaklık edenleri nerede bulunursa bulunsun takibe memur edilen zabita-i cemiyetin icra eyleyeceği idam cezasına karşı şimdiden kanımı helal ederim.

Vallahi, Billahi.